
Mesaj: 0Dün, '120' adlı filmi izledim.Film zaman zaman hüzünlendirdi . Film ilerledikçe hüzünüm artmaya başladı.
Ve düşünmeye başladım:
Gerçekten tarihimizde bu olaylar olmuş muydu?
Olmuş ise ben niye bilmiyorum?
Birde tarihimizi bilirim diye övünürüm, demek ki tam anlamıyla bilmiyorum.
O zaman neden bilmiyorum?
Ben nerede tarihimizden uzak kalmıştım?
Niçin ve nasıl uzaklaşmıştım?
Yoksa tarih şuurumu mu kaybetmiştim?
Bu soruları kendi kendime sordum durdum. Yüreğimin bir yanı 'Tarihi bir kesit olmuş bitmiş', diğer yanı ise hüzün kaplamıştı. Hüzün kaplamış yanını diğer yanımla bastırıyordum, taaa ki o an gelene kadar...
O andaki sahne mi diye soruyorsunuz, o sahne söyleydi:
120 coçuk okul bahçesinde toplanır, hava kar yağışlı ve soğuktur, okul müdürü ve Van'ın ileri gelenleri oradadır. Okul müdürü bir konuşma yapar ve 120 coçuk cephanelerle birlikte Erzurum'daki tümene doğru yola çıkarlar ve arkalarından şu marşı okuyorlardı :
''Ey şanlı ordu,ey şanlı asker
Haydi gazanfer, umman-ı safter
Bir elde kalkan, bir elde hançer
Serhadde doğru ey şanlı asker.
Deryada olsa herşey muzaffer
Dillerde tekbir, Allahü ekber
Allahü ekber, Allahü ekber
Ordumuz olsun daim muzaffer''
Bu sahneyle birlikte koyverdim göz yaşlarımı.
Ve düşünmeye başladım:
Gerçekten tarihimizde bu olaylar olmuş muydu?
Olmuş ise ben niye bilmiyorum?
Birde tarihimizi bilirim diye övünürüm, demek ki tam anlamıyla bilmiyorum.
O zaman neden bilmiyorum?
Ben nerede tarihimizden uzak kalmıştım?
Niçin ve nasıl uzaklaşmıştım?
Yoksa tarih şuurumu mu kaybetmiştim?
Bu soruları kendi kendime sordum durdum. Yüreğimin bir yanı 'Tarihi bir kesit olmuş bitmiş', diğer yanı ise hüzün kaplamıştı. Hüzün kaplamış yanını diğer yanımla bastırıyordum, taaa ki o an gelene kadar...
O andaki sahne mi diye soruyorsunuz, o sahne söyleydi:
120 coçuk okul bahçesinde toplanır, hava kar yağışlı ve soğuktur, okul müdürü ve Van'ın ileri gelenleri oradadır. Okul müdürü bir konuşma yapar ve 120 coçuk cephanelerle birlikte Erzurum'daki tümene doğru yola çıkarlar ve arkalarından şu marşı okuyorlardı :
''Ey şanlı ordu,ey şanlı asker
Haydi gazanfer, umman-ı safter
Bir elde kalkan, bir elde hançer
Serhadde doğru ey şanlı asker.
Deryada olsa herşey muzaffer
Dillerde tekbir, Allahü ekber
Allahü ekber, Allahü ekber
Ordumuz olsun daim muzaffer''
Bu sahneyle birlikte koyverdim göz yaşlarımı.
3 Mart 2008, Pazartesi 10:09

Mesaj: 185hıc kımsenın fılm zevkıne laf atacak degılım ama yah fılm cıdden cok ama cok kotu.konusu guzel olabılır turklugun sanını anlatıyor ve tuylerımızı dıken dıken edıyor olabılır ama maalesef bunun otesıne gecmıyor.1.cekımler cok kotu empıre da da soledıgı gıbı dızı kadrajları kullanılmıs 2.daha oncede cok soyledım o tarıhınde hıc bı bok olmayan amerıklalılr her sene oscarlık bır tarıh fılmı cıkartıyorlar bunun tek bır nedenı var bu konuları objektıf olarak ıslenıyor olusu bana bır tane fılm soylermısınız sadece amerıkalıları yucelten oscarlı bır fılm bılmıyorum olabılır belkı arada kaynamıstır ama bu sadece klişe den ıbadettir konuyu baska bı yere getırmek ıstıyorum yıllardır ataturk ıle ılıgılı fılm cekmeye calısıyorlar,ugrasıyorlar unlu oyunculara daniel craig tir antoino banderas tır kevin costner dır teklıfler edılıyor ama oyuncuların reddetmesının tek nedenı turk olmamız degıl senaryo fıkırlerının cok zayıf olması .bız turkuz ve turklerın bır ozellıgı war abartıyı cok ama cok kullanıyoruz.maalesef olay bu bız şimdi ataturk ıle ılıgılı fılm yapsak ataturk u puslu bır ortamda gunes gıbı dogan bırı olarak gostercez ataturk un karısyla gecınememesı,ıckı ve sıgara kullanmasını hıc belırtmıcez ve bu objektıf olamayacak ama ataturk budur,ataturk samsuna gunes gıbı dogdu klısesyle ancak pardon ama fılmden anlamayan 50 yas ustu bazı kısılerı duygulandırabılır ,ben cıdden boyle bır fılm ıstemıyorum fılm yapılcaksa schindlerin listesindeki gibi oscar shindler yahudilere bır gunes gıbı dogdu o cok yuce bır ınsandı yerıne oscar schındlerın ıckı ıle olan arasını capkınlıklarını dıger bır deyısle kız duskunu oldugunu muthıs bır objektıf anlatımla vurgulamıstır steven spielberg kusura bakmayın konuyu bıraz uzattım ama bu konuda fıkrı olan bırı varsa yazmasını dılerım burda tartısalım(olumlu yondede olabılır kavga etmemıze gerek yok
)) ) saygılarrrr
)) ) saygılarrrr5 Mart 2008, Çarşamba 21:15

Mesaj: 0egeman'a katılıyorum..hem teknik olarak hem de senaryo olarak doğru noktalara değinmiş..ben de farklı bir açıdan bakmak istiyorum..bu filmi duygu sömürüsü olarak görüyorum.milletimizin terör nedeniyle kabarmış milliyetçilik duyguları üzerinden rant sağlanmaya çalışılıyor sanki ve diğer değinmek istediğim noktaysa filmin isminin -kişisel görüşüm elbette- itici gelmesi.. 300 spartalı ve 120 vanlı.. yeterince taklitçi geldi bana..
11 Mart 2008, Salı 21:06

Mesaj: 185
Mesaj: 27Bu film hakkında binbir türlü şey duydum.ağladım diyen,gülmekten öldüm diyen,kötü diyen,iyi diyen...ve hala izleyemedim...
Bu arada sevgili "egeman" yaptığın yoruma bende katılıyorum ama kolay mı?yani biz hala 301'le savaşan bir toplumuz..insanlar nasıl sinemada realist olabilir?
Kim ne derse desin abartıyı her zaman seviyoruz.e nasıl semeyelim?Tarkan'ın filmlerini izleyerek büyümüş bir nesiliz
ya tarkan demişken geçen rastladım yine tarkan'a tv'de..ya arkadaş hakikaten hayret birşey yani o filmde kaç kişi çalışmış...aralarından biri "arkadaşlar olmuyor galiba biraz yani biraz gerçekçi olamaz mıyız?bir adam nasıl 60 kişiyi döver?bu adamlar nasıl bir tekmeyle ölür?" diye sormamış mı?
Olsun giderek düzeliyor Türk sineması(belki de ben kendimi avutuyorum)
120 yi izledikten sonra yorum yapmalı...
Bu arada sevgili "egeman" yaptığın yoruma bende katılıyorum ama kolay mı?yani biz hala 301'le savaşan bir toplumuz..insanlar nasıl sinemada realist olabilir?
Kim ne derse desin abartıyı her zaman seviyoruz.e nasıl semeyelim?Tarkan'ın filmlerini izleyerek büyümüş bir nesiliz
ya tarkan demişken geçen rastladım yine tarkan'a tv'de..ya arkadaş hakikaten hayret birşey yani o filmde kaç kişi çalışmış...aralarından biri "arkadaşlar olmuyor galiba biraz yani biraz gerçekçi olamaz mıyız?bir adam nasıl 60 kişiyi döver?bu adamlar nasıl bir tekmeyle ölür?" diye sormamış mı?Olsun giderek düzeliyor Türk sineması(belki de ben kendimi avutuyorum)
120 yi izledikten sonra yorum yapmalı...
25 Nisan 2008, Cuma 06:28

Mesaj: 21egeman'a bir açıdan katılıyorum.bu film bir film olarak düşünüldüğünde kesinlikle hissiyatını seyirciye aktarmakta başarılı değil.kaliteden çok seyircinin milliyeçilik duygusuna güvenilerek yapılmış bir film.seyir zevki vermiyor.derdini anlatamıyor.hatta duygu sömürüsü bile yapamıyor.ağır eleştirmek istemiyorum ama bu filme giderken iyi bir filme gidiyorum hissiyatıyla salona girmiştim.sonuç hayal kırıklığı.
yalnız şu konuda egeman'a katılmıyorum.'Amerika objektif film yapıyor ve bunu ödüllendiriyor'. aslında tam tersi...
schindler list; bu filmi yapan başta bir yahudi zaten. spielberg'i severim.derdim onu kötülemek de değil.bence sinemanın objektif olmak gibi de bir kaygısı olmamalı.sen örnek verdiğin için söylüyorum.spilberg neden bir alman'ı tamamıyla yüceltsin ki?filmin son sahnesinde bile onu en ezik haliyle gösteriyor.biz izleyici olarak Schindler'in çok iyi bir insan olduğunu zaten düşünmüyoruz.(ayrıca bence amerika objektiflik maskesini en iyi kullanan dünya sinemasıdır.biz ise objektiflik masalıyla kendi ülkemizi kötülemeyi tercih ediyoruz.aslında bu da tartşılabilcek çok geniş bir konu.ama yine de dikkat edilirse,Amerika ne zaman objektif olduğunu vurgulasa altında mutlaka koyu bir milliyetçilik vardır.en protest filmlerinde bile ülkelerinin her türlü görüşe açık olduğunu vurgulayarak dünyayı kendi etraflarında toplamayı amaçlarlar.sonuç olarak bahse konu şey sinemadır ve sinema şu anda dünyadaki en büyük propaganda araçlarından biridir.o yüzden onları suçlamıyorum.birgün biz de sinemamızı güçlendirebilirsek bunu yapmalıyız)
yalnız şu konuda egeman'a katılmıyorum.'Amerika objektif film yapıyor ve bunu ödüllendiriyor'. aslında tam tersi...
schindler list; bu filmi yapan başta bir yahudi zaten. spielberg'i severim.derdim onu kötülemek de değil.bence sinemanın objektif olmak gibi de bir kaygısı olmamalı.sen örnek verdiğin için söylüyorum.spilberg neden bir alman'ı tamamıyla yüceltsin ki?filmin son sahnesinde bile onu en ezik haliyle gösteriyor.biz izleyici olarak Schindler'in çok iyi bir insan olduğunu zaten düşünmüyoruz.(ayrıca bence amerika objektiflik maskesini en iyi kullanan dünya sinemasıdır.biz ise objektiflik masalıyla kendi ülkemizi kötülemeyi tercih ediyoruz.aslında bu da tartşılabilcek çok geniş bir konu.ama yine de dikkat edilirse,Amerika ne zaman objektif olduğunu vurgulasa altında mutlaka koyu bir milliyetçilik vardır.en protest filmlerinde bile ülkelerinin her türlü görüşe açık olduğunu vurgulayarak dünyayı kendi etraflarında toplamayı amaçlarlar.sonuç olarak bahse konu şey sinemadır ve sinema şu anda dünyadaki en büyük propaganda araçlarından biridir.o yüzden onları suçlamıyorum.birgün biz de sinemamızı güçlendirebilirsek bunu yapmalıyız)
28 Nisan 2008, Pazartesi 19:24

Mesaj: 185haklsn bıraz gaza gelerek yazdm ama bunu yazrken amerika film sektornn her fılmnn objektif oldugunu belırtmedım gercekten amerıkada da benı cok pıs gıcık eden mıllıyetcı fılmler var ama en azından ıyı objektıf fılmlerı en azından her sene bır kac tane cıkıyor...yanlsmym
28 Nisan 2008, Pazartesi 20:35

Mesaj: 21aslında demek istediğim şuydu;
evet amerika görünürde objektif sinema anlayışını da benimsiyor.aslında derdi objektif olmak değil.göstermek istediği biz bizi eleştirene de açığız.bir yanda bush'u eleştiren michael moore akademi tarafından ödüllendiriliyor,aynı zamanda bu adam oscar töreninde bush karşıtı,tamamen propaganda içerikli bir konuşma yapabiliyor.niye? çünkü amerika özgürlüklerin ülkesi.peki bu ülke dünya politikasından ödün veriyor mu? hayır. ama bu tip yapımlarla kendinin eleştirilmesine izin verdiği için toplumun gözünde bir nevi arınma görüntüsü oluşturuyor.hani kurtlar vadisi için de denmişti ya;bu filmle bize süleymaniye olayı unutturulmaya çalışılıyor.(oysa ki acaba kaçımız filmden önce süleymaniye'yi hatırlıyorduk ki). burada da aynı mantık var. amerika dünya üzerinde kötü görünen uygulamalarını şahıslara atfederek ülkesini her sese açık,özgürlüğün merkezi olarak göstermeye çalışıyor.bakış açısı filminin yorumlar bölümünde de belirtmiştim.yapılan yanlışlıklar,dünyanın gözünün önünde olan,halkın oyları ile seçilen başkandan değil,perde arkasında olan bürokratların uygulamalarından kaynaklanmaktadır süsü veriliyor.peki bu doğru mu? tartışılır!
aslında amerikan karşıtı değilim.ama özeleştiri kokan birçok yapımın altında bu sinsi düşüncelerin yattığını hissediyorum.aslında siyaset ile,dünya gündemi ile yakından ilgilenen biri değilim,benim için önemli olan izlediğim filmin kendi içerisinde geliştirdiği yetkinliğidir.sonuç olarak kurmacxa bir dünyanın içine giriyorsun.Hollywood,stüdyo yapımlarıyla ülkesini desteklerken,bağımsız yapımlarıyla da özeleştirisini yapıyor.oysa dikkat edilecek olursa bu bağımsız yapımların da yapılmasını büyük stidyoların alt yapım şirketleri gerçekleştirmektedir.bu hem sektörün gelişmesi için büyük bir fırsat sağlamakta,hem de propagandayı tam anlamıyla ellerinde tutmalarına olanak sağlıyor.
aslında burada ayrı düşüncemiz yok.senin de dediğin gibi objektif yapımlar da çıkıyor.tek tek ele alırsak dediğin doğru.ama geniş açıyla,bütünü değerlendirerek bakarsan bunlar büyük bir propagandanın küçük parçalarıdır.(en basit örneğiyle,ülkemizde kolay kolay kötü polis filmleri göremeyiz,oysa hollywood bu klişeyi sürekli kullanır,ama hiçbir zaman çürümüş bir yapısı olduğunu söylemez.anlatılan biz eksiklerimizin farkındayız.biz neyin ne olduğunu biliyoruz,Hz.Hamza'nın dediği gibi gözümün gördüğünden korkmam mantığıyla eksikliklerinin farkında olduğunu söyleyerek bunların düzeltildiğini izleyicisine aktarır.street kings filmi benim söylemek istediklerimi bu yazdıklarımdan daha iyi anlatıyor sanırım.
biraz dağınık bir yazın oldu.kusura bakmayın.
evet amerika görünürde objektif sinema anlayışını da benimsiyor.aslında derdi objektif olmak değil.göstermek istediği biz bizi eleştirene de açığız.bir yanda bush'u eleştiren michael moore akademi tarafından ödüllendiriliyor,aynı zamanda bu adam oscar töreninde bush karşıtı,tamamen propaganda içerikli bir konuşma yapabiliyor.niye? çünkü amerika özgürlüklerin ülkesi.peki bu ülke dünya politikasından ödün veriyor mu? hayır. ama bu tip yapımlarla kendinin eleştirilmesine izin verdiği için toplumun gözünde bir nevi arınma görüntüsü oluşturuyor.hani kurtlar vadisi için de denmişti ya;bu filmle bize süleymaniye olayı unutturulmaya çalışılıyor.(oysa ki acaba kaçımız filmden önce süleymaniye'yi hatırlıyorduk ki). burada da aynı mantık var. amerika dünya üzerinde kötü görünen uygulamalarını şahıslara atfederek ülkesini her sese açık,özgürlüğün merkezi olarak göstermeye çalışıyor.bakış açısı filminin yorumlar bölümünde de belirtmiştim.yapılan yanlışlıklar,dünyanın gözünün önünde olan,halkın oyları ile seçilen başkandan değil,perde arkasında olan bürokratların uygulamalarından kaynaklanmaktadır süsü veriliyor.peki bu doğru mu? tartışılır!
aslında amerikan karşıtı değilim.ama özeleştiri kokan birçok yapımın altında bu sinsi düşüncelerin yattığını hissediyorum.aslında siyaset ile,dünya gündemi ile yakından ilgilenen biri değilim,benim için önemli olan izlediğim filmin kendi içerisinde geliştirdiği yetkinliğidir.sonuç olarak kurmacxa bir dünyanın içine giriyorsun.Hollywood,stüdyo yapımlarıyla ülkesini desteklerken,bağımsız yapımlarıyla da özeleştirisini yapıyor.oysa dikkat edilecek olursa bu bağımsız yapımların da yapılmasını büyük stidyoların alt yapım şirketleri gerçekleştirmektedir.bu hem sektörün gelişmesi için büyük bir fırsat sağlamakta,hem de propagandayı tam anlamıyla ellerinde tutmalarına olanak sağlıyor.
aslında burada ayrı düşüncemiz yok.senin de dediğin gibi objektif yapımlar da çıkıyor.tek tek ele alırsak dediğin doğru.ama geniş açıyla,bütünü değerlendirerek bakarsan bunlar büyük bir propagandanın küçük parçalarıdır.(en basit örneğiyle,ülkemizde kolay kolay kötü polis filmleri göremeyiz,oysa hollywood bu klişeyi sürekli kullanır,ama hiçbir zaman çürümüş bir yapısı olduğunu söylemez.anlatılan biz eksiklerimizin farkındayız.biz neyin ne olduğunu biliyoruz,Hz.Hamza'nın dediği gibi gözümün gördüğünden korkmam mantığıyla eksikliklerinin farkında olduğunu söyleyerek bunların düzeltildiğini izleyicisine aktarır.street kings filmi benim söylemek istediklerimi bu yazdıklarımdan daha iyi anlatıyor sanırım.
biraz dağınık bir yazın oldu.kusura bakmayın.
29 Nisan 2008, Salı 02:08

Mesaj: 67film yaşanmış ya da yaşanabilecek şeylerden bahsediyor.. biraz milli hassasiyeti olanlar için çok kıymetli. bizler böyle savaşları böyle yoklukları görmedik, hiç değilse farkına varalım bu memleketin nasıl kurulmuş oldugunun. izlerken çok etkilendim, teknik eksiklikleri olabilir belki daha iyi çekilebilirdi ama işin özü samimi olmuş. hep arayıp da bulamadığımız yokluğundan yakındığımız samimiyet var, bize ait şeyler var yetmez mi??
5 Mayıs 2008, Pazartesi 09:52

Mesaj: 138Evet arkadaşlar size katılıyorum. Ancak şu günlerde bu tarz filmlere çok ihtiyaçımız var. Türk toplumu bu tarz film ve dizileri defalarca izlemeli ve izlettirilmeli. Çünkü çok hassas günlerden geçiyoruz. Geçmişini unutan bir toplumun, gelecekten çok fazla beklentisi olmaz. O yüzden 120 filmi kötüde olsa, orta düzeyde olsa, iyide olsa, herkesin konusu itibariyle izlemesi gereken bir film olmuş.
Arkadaşlarımızın eleştirileri son derece doğru tespitler, ancak yinede belirtmeliyim ki geçmişte yaşanmış olayları hatırlamamız açısından iyi bir film olmuş.
Arkadaşlarımızın eleştirileri son derece doğru tespitler, ancak yinede belirtmeliyim ki geçmişte yaşanmış olayları hatırlamamız açısından iyi bir film olmuş.
6 Mayıs 2008, Salı 14:34





