
Mesaj: 0İlköğretim çağındaki çocuklara mutlaka izlettirilmesi gereken filmler nelerdir sizce? İlk öğretim dediğimiz eskiden ilkokul ve ortaokul'un birleşimi... 1.sınıftan 8. sınıfa kadar olan ilk gençler...
Internet ve bilgisayar oyunları özellikle ortaokul çağındaki çocukları sinema ve benzeri ilgi alanlarından uzaklaştırıyor. (Elbette televizyon da) BU dönem gençlere önerilebilecek; mutlaka seyrettirilmeli dediğiniz filmler var mı?
Internet ve bilgisayar oyunları özellikle ortaokul çağındaki çocukları sinema ve benzeri ilgi alanlarından uzaklaştırıyor. (Elbette televizyon da) BU dönem gençlere önerilebilecek; mutlaka seyrettirilmeli dediğiniz filmler var mı?
8 Kasım 2007, Perşembe 07:21

Mesaj: 0
Mesaj: 37Ben ilköğretim okulda öğretmenim UMUDUNU KAYBETME (Will Smith) filmini muhakkak tavsiye edebilirim.
22 Ocak 2008, Salı 23:07

Mesaj: 111haha tam benlik bi topic miş
tabikide Hayao Miyazaki ustat ın filmleri
-Rüzgarlı vadi
-Komşum totoro
-Küçük cadı kiki
-Ruhların kaçışı
-Prenses mononoke
-Gökteki kale
benim de kardeşim var ilk okul çagında ve o da çok seviyor bu filmleri anime olmaları da daha çekici kılıyor o yaştaki bir çocuga. Böcekleri bile sevdirir adama Hayao Miyazaki
tabikide Hayao Miyazaki ustat ın filmleri
-Rüzgarlı vadi
-Komşum totoro
-Küçük cadı kiki
-Ruhların kaçışı
-Prenses mononoke
-Gökteki kale
benim de kardeşim var ilk okul çagında ve o da çok seviyor bu filmleri anime olmaları da daha çekici kılıyor o yaştaki bir çocuga. Böcekleri bile sevdirir adama Hayao Miyazaki
23 Nisan 2008, Çarşamba 09:56

Mesaj: 68Kesinlikle Hayao Miyazaki animasyonları;benim yeğenim çok seviyor(tabi bende öyle)
hatta bazılarını 2 defa izledi .Bundan başka popüler sinemadan kayıp balık nemo ve charlie ve çikolata fabrikası varki bu ikiside hem çoçuklar hemde yetişkinlerin izleyebileceği keyif verici fimler.
hatta bazılarını 2 defa izledi .Bundan başka popüler sinemadan kayıp balık nemo ve charlie ve çikolata fabrikası varki bu ikiside hem çoçuklar hemde yetişkinlerin izleyebileceği keyif verici fimler.
23 Nisan 2008, Çarşamba 13:05

Mesaj: 138Çocukluktan beri hemen hemen her kesimden insanın içinde çizgi film sevdası mevcuttur.
Benim çoçukluk dönemimde sadece 1 kanal vardı. o da TRT idi. O zaman TRT yönetimi de sağolsun haftaiçi programlarının aksine haftasonunda enteresan kaynaklardan ortaya çıkardığı çizgi filmleri yayına koyardı. Bunlar haftasonlarının, özellikle de pazar sabahlarının gülü, çiçeği, dalı, böceği olurlardı.Haftaiçi konsepti daha dağınık bir yapıya sahipti. Koro, kukla, Opera, çizgi film gibi farklı prodüksüyonlardan oluşurdu. Hatta isme hitap iyi geceler dileyen ve bizi uykuya davet eden gibi programlar bile vardı. Adile Naşit'i buradan anmadan edemiyecem. Allah rahmet eylesin.
Bu yayın akışı içerisinde yer bulamamış uzun metrajlı çizgi filmler pazar sabahına tam pazar konseri öncesine konuşlandırılırdı. kısa metrajlıları da unutmamak lazım. Onlar genelde aperatif olarak önden verilirdi. Ama esas güzellik çizgi sinema ibaresinin çıktığı andı! O yazının ekranda görülmesi bile küçük kalplere mutluluk yayardı.Her neyse, bu çizgi sinema kuşağında bazen kısa metrajlı çizgi filmlerin uzun versiyonları gösterilirdi. transformes, voltron ve hatta bazen he man she ra ile eküri olup beraber uzun macera ortamına akarlardı.
Yani uzun lafın kısası şimdi daha kaliteli yapımlar yapılıyor ancak kanal çokluğundan çoçuklarımız hangisinin kaliteli eğitici olduğunu anlayamıyorlar. Geçmiş ve şimdiki zamanın farkı da bu.
Benim çoçukluk dönemimde sadece 1 kanal vardı. o da TRT idi. O zaman TRT yönetimi de sağolsun haftaiçi programlarının aksine haftasonunda enteresan kaynaklardan ortaya çıkardığı çizgi filmleri yayına koyardı. Bunlar haftasonlarının, özellikle de pazar sabahlarının gülü, çiçeği, dalı, böceği olurlardı.Haftaiçi konsepti daha dağınık bir yapıya sahipti. Koro, kukla, Opera, çizgi film gibi farklı prodüksüyonlardan oluşurdu. Hatta isme hitap iyi geceler dileyen ve bizi uykuya davet eden gibi programlar bile vardı. Adile Naşit'i buradan anmadan edemiyecem. Allah rahmet eylesin.
Bu yayın akışı içerisinde yer bulamamış uzun metrajlı çizgi filmler pazar sabahına tam pazar konseri öncesine konuşlandırılırdı. kısa metrajlıları da unutmamak lazım. Onlar genelde aperatif olarak önden verilirdi. Ama esas güzellik çizgi sinema ibaresinin çıktığı andı! O yazının ekranda görülmesi bile küçük kalplere mutluluk yayardı.Her neyse, bu çizgi sinema kuşağında bazen kısa metrajlı çizgi filmlerin uzun versiyonları gösterilirdi. transformes, voltron ve hatta bazen he man she ra ile eküri olup beraber uzun macera ortamına akarlardı.
Yani uzun lafın kısası şimdi daha kaliteli yapımlar yapılıyor ancak kanal çokluğundan çoçuklarımız hangisinin kaliteli eğitici olduğunu anlayamıyorlar. Geçmiş ve şimdiki zamanın farkı da bu.
1 Mayıs 2008, Perşembe 11:57

Mesaj: 116
Mesaj: 15
Mesaj: 69




